YÜRÜYÜS, TREKKING, JEEP, BISIKLET VE AKTIVITE TURLARI ...Bodrum TÜRKIYE
Hiking,
Trekking,
Aktivite,
Bisiklet,
Konaklama,
Parkur ve GPS,
Rehberlik Hizmetleri
GEZI DERGISINDEN
Serdar Samlı
" Doganin çagrisina 4 çekerli karsilik " Doganin vaat ettigi güzellikleri yasamak
için
seçenekler var elbette. Bu seçenekler içinde oyunu cip turlari
için kullananlara önerilebilecek güzergahlar da çesitli.
Bizim tercihimiz Bodrum-Marmaris-Bodrum parkuruydu.
Bu turda organizasyon ciplerle yapiliyordu.
Arazi araçlarimiza binene kadar neyle karsilasacagimiz konusunda bir fikrimiz
vardi; daha dogrusu biz öyle saniyorduk. Bodrum Milas arasindaki asfalt
yoldan ayrildigimizda bu dünyadan da ayrildik sanki. Kasvetli kisin ardindan
cosuvermis doga. O çosku bizim de içimize yerlesiverdi hemen. Yüzümüzdekiçocuksu çocuksu gülümsemeyi baska türlü açiklamak
mümkün degil. Yol boyunca sik sik ari kovanlari görüyoruz.
Yolunu sasirmis arilarda zaman zaman bizim araci ziyaret ediyor, zarar vermeden
vedalasip gidiyorlar.
Bizde gidiyoruz onlar gibi, mola vermeden. Yol boyunca hiç tesis olmadigi
için rastladigimiz köy bakkali bile farkli görünüyor
bize.
Çaylar güleryüzlü bakkaldan, tavsiye bizden; bir termos
sicak su ve kahvenizi araciniza koyun. Yol boyunca fazla tesis yok ve aslina
bakarsaniz yolda yok zaten. Eger araçlarimiz 4 çeker olmasaydi,
taş ve topraktan ibaret bu yollara giremezdik bile. Ama safarideyiz
hesaplarin degil sürprizlerin zamani. Ilk sürpriz muhtesem bir koy
Akbük. Muhtesem ve el degmemis. Bellegimizde sehirden kalan son kirintilarda
kayboluyoir. Koydaki tek tesis yemek sorunumuzu gideriyor. Karnimiz doydugundan
mi her sey bu kadar uyum içinde gözüküyor yoksa gerçektenmi öyle?
Sahilde teknelerinin bakimini
yapan balikçilar, taze bahar otlarini afiyetle yiyen koyunlar ve denizin
karayla bulusmasi….
Ne isimiz var sehirde!
Istikamet Gökova. Araçlarimizin kapali olmasi gerçekten baska
bir avantaj, çünkü sayet tur lideri degilseniz öndeki aracin
toz bulutu içinde kaliyorsunuz. Arilardan sonra simdi de sincaplar eslik
ediyor bize. Zaman zaman araca yakin durmaktan çekinmeyen oglak sürüleri
de tabii. Gökova’ya gelirken 80’li yillarin önemli gündem
maddelerinden biri olan termik santral bizi selamliyor. Selamini almiyor, yolumuza
devam ediyoruz. Azmak adi verilen dere boyunca ilerleyip Akyaka’ya variyoruz.
Içinde ördeklerin ve kazlarin dolastigi bu sodali dere, balik restoranlarinin
yanindan akarak deniz ulasiyor. Sabah denize açilmak için hazirlik
yapan tekneleri izlerken günbatiminin keyfini çikariyoruz.
Hava kararmadan Marmaris’e varmanin iyi olacagini düsünerek tekrar
çam agaçlarinin arasinda yola koyuluyoruz. Bu kez
düzgün asfalt kapli karayolundan; safarinin en lüks
etaplarindan biri bu.
Marmaris’teki otelimiz merkezin disinda, baska türlüde olmamaliydi
zaten.
Dogayla bu kadar iç içe kaldiktan sonra sehre tahammül etmek
zor.
Yeni gün piril piril günesin altinda tam tesekküllü bir kahvalti
ile basliyor. Her sey çok güzel. Hatta bize eslik eden iki kedi ve
bir köpegimiz var. Ben uyurken ekip büyümüs galiba.
Su üstünde yürümek ...Tepeleri asarak konvoyumuzu kuzeye
yönlendiriyor liderimiz. Yolumuzun üzerinde önce Turunç kasabasi
var. Her yerini
çiçeklerin süsledigi selam edip kirmizi toprak
yoldan ormana daliyoruz.
Yeni hedefimiz Kizkumu. Rotanin en güzel kismi degil ama çok popüler
bir plaj. 600 metrelik kum patika nerdeyse denizi ortadan bölüyor.
Patikanin üzerinde yürüdügünüzde sizi görenler
denizin
üstünde yürüdügünüzü sanabilir.
Deniz, orman, temiz hava, sarsinti derken Hisarönüne
geliyoruz. Deniz kenarindaki ziyafet üzerine içilen
Türk kahvesi her seyi daha da mükemmellestiriyor.Ama
her zamanki gibi yolcu yolunda gerek. Yolun sonu Bodrum.